Yaralarda Ozon Kullanımı

Yaralarda Ozon Kullanımı
Şeker hastaları için veya iyileşmeyen yaraları olan hastalar için Yaralarda Ozon Kullanımı oldukça zahmetsiz bir tedavi fırsatı sunmaktadır. Tıpta kullanım alanı gittikçe artan ozon, dünyayı güneşin zararlı ışınlarından koruyan gaz olarak bilinir. Üç adet oksijen molekülünün birleşmesiyle oluşan ve O³ simgesiyle tanınan ozon, atmosferdeki üst tabakalardan stratosferde yoğun olarak bulunur. Alt hava tabakalarına indikçe oksijene (O²) dönüşen ozon, yeryüzünde ise ozon jeneratörleri yardımıyla elektrik ve oksijenin tepkimeye girmesiyle üretilir.

1839 yılında keşfedilen ozon gazı, güneşten gelen ultraviyole ışıkları süzerek, yeryüzününün yaşanabilir bir yer halde olmasında önemli bir pay sahibidir. Bu yönüyle çok önemli bir dezenfektan ve antioksan olduğu keşfedilen gaz, tıp dünyası da dahil olmak üzere birçok alanda gün geçtikçe daha da yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Ozon gazının dezenfekte edici özelliğinin kullanıldığı alanlara örnek verecek olursak:
  • Su arıtma işlemlerinde
  • Tarımda
  • Gıda sanayinde ambalaj temizliğinde
  • Soğuk hava depolarındaki ürünlerin korunmasında
  • Toplu kullanıma açık olan yerlerin (Havuz vb.) mikroplardan arındırılmasında kullanılmaktadır.

Ozon gazı, bakteri, mantar ve virüsleri yok ederken vücutta bulunan mikroorganizma ile toksinleri de okside eder. Tıpta kullanılan karışım yüzde %95-97 oksijen, %3-5 ise ozon gazı içerir. Bu birleşime “tıbbi ozon” ismi verilmektedir. Ozon gazı, tamamlayıcı tıp kısmında değerlendirilmektedir. Tıbbi ozon, özellikle diyabet hastalarında görülen yaralar başta olmak üzere vücuttaki yara ile yanıkların iyileşmesinde büyük fayda sağlar.


Hangi Yaralarda Ozon Kullanımı Uygundur?

Ozon gazının sırlarının keşfedilmesi, onun bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmasına ön ayak olmuştur. Ozon gazı, temas ettiği doku ya da hücrenin oksijeni daha etkili kullanmasına ve yenilenmesini hızla gerçekleştirmesine yardım eder. Yaralarda ozon kullanımı esnasında problemli bölgeye enjekte edilen karışım, hücrelerin yenilenmesini hızlandırırken mikrop ve virüsleri de temizler.
  • Şeker hastalığı etkisiyle oluşan yaralarda
  • Uzun süre iyileşmeyen yaralarda
  • Kemik iliği kaynaklı hücre artışı tedavilerinde
  • Periferik kan akımı problemlerinde(Derin ven trombozu)
  • Ayak Mantarı
  • Egzama
gibi cilt rahatsızlıklarında minör ozon terapisi yöntemi ile iyileşme elde edilebilmektedir.


Ozon Tedavisi Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

Yaralarda ozon kullanımı dışında da birçok sağlık probleminde bu gazdan faydalanılır. Bu hastalıkları şöyle sıralayabiliriz:
  • Dolaşım sistemindeki bozukluklar
  • Bağışıklık sisteminin direncini artırma
  • Bel ağrısı ve fıtık
  • Baş ağrısı ve migren
  • Diyabet hastalığı ile bu hastalık kaynaklı oluşan yaralar
  • Karaciğer hastalıklarını iyileştirmede
  • Bağırsak hastalıklarında
  • Kronik yorgunluk hali
  • Genital bölgede oluşan akıntı ve tahrişlerin tedavisi
  • Menopoz, infertilite
  • Kanser tedavisi
Ozon tedavisi ayrıca bölgesel zayıflama ile gençleştirme operasyonlarında da kullanılır.


Ozon Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Ozon tedavisi, çeşitli yöntemlerle gazın hastaya enjekte edilmesiyle yapılır. Bunları detaylı olarak açarsak:
  • Majör yöntem: Bu tedavi tipinde hastadan alınan 100 ml kana, ozon eklenir. Bu kan yeniden hastaya verilir.
  • Minör yöntem: Bu yöntem majörden farklı olarak daha lokal bölgeler için uygulanır. Hastadan alınan 2 ila 5 ml arası kan, içine ozon katılarak kas bölgesine enjekte edilir.
  • Torbalama yöntemi: Ozon ile bölgesel tedavi yapılması planlanan alana, özel bir torba ile uygulandığı için bu ismi almıştır. El ve ayaklar bu özel torbaya sokularak, ozonun vücut tarafından emilmesi sağlanır.
  • Vücut boşluklarından ozon verme: Bu yöntemde hastanın rektal(makat) yoluyla, vajinal ve kulak yoluyla püskürtme adı verilen işlemle ozon alması sağlanır.
  • Eklem içi ozon uygulama: Eklem bölgelerindeki problemler için uygulanır. Ozon gazı, sorunlu eklemlere verilerek kıkırdak dokuların beslenmesi ve kendini yenilemesi sağlanır.