(PGD) Nedir?

(PGD) Nedir?
Tüp Bebek Tedavisi ile çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin merak ettiği konulardan biri de Preimplantasyon Genetik Tanı (PGD) Nedir? Tıp dilinde açılımı preimplantasyon genetik tanı olan bu terim; uygulama esnasında embriyonun genetik testinin yapılması sonrasında sadece sağlıklı olanın seçilip anneye transfer edilmesi olarak tanımlanabilir.


PGD Nedir?

PGD ya da PGT olarak kısaltılan İmplantasyon Öncesi Genetik Tanı, Tüp bebek tedavisi esnasında geliştirilen embriyolardan sağlıklı olanın seçilerek anneye enjekte edilmesi ve rahimde geliştirilmesi işlemidir.

Dolayısıyla Preimplantasyon Genetik Tanı (PGD) Nedir sorusunun en net cevabı, gebelik elde edilme ihtimalini maksimuma çıkarmak için laboratuar ortamında yapılan embriyo seçimidir.


PGD Nasıl Yapılır?

  • PGD işleminin evreleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
  • Fertilizasyon sonrası embriyonun 8 ile 10 hücreli yapıya gelmesi beklenir
  • Bekleme evresi olan 3 gününü bitiminde krozomonal test-hücre biyopsisi yapılır
  • Blastokist aşaması için 5-6 günlük süre izlenir
  • Anomali görülmeyen embriyoların anne adayına transferi ile süreç tamamlanır


PGD Kimlere Yapılır?

PGD işleminin yapılabilmesi için anne adayının belirli kriterleri sağlıyor olması gerekir. PGD kimlere yapılır sorusunun cevabı
  • İki ya da daha çok tüp bebek denemesine rağmen hamile kalamamış olan anne adaylarına
  • 36 yaş ve üzerindeki anne adaylarına
  • Tekrarlayan erken gebelik kaybı yaşayan anne adaylarına
  • Ailevi Akdeniz anemisi rahatsızlığını taşıyan anne adaylarına
bu işlem uygulanabilmektedir. Diğer yandan genetik geçiş riski olan hastalıklara sahip (Kistik Fibrozis, SMA) adaylar için sağlıklı bir çocuk sahibi olabilmek açısından önemlidir.


Preimplantasyon Genetik Tanı (PGD) Nedir? Avantajı Nedir?

Preimplantasyon genetik tanı (pgd) nedir ve avantajı nedir sorularına cevaben bu genetik tanının konması ile beraber pek çok avantaj da elde edilebilmektedir.
  • Uygun ortamda tüp bebek tedavisinin başarısını arttırma
  • Sağlıklı gebelik ihtimalini arttırma
  • Gebeliğin düşük ile sonuçlanma riskini azaltma
  • Gebeliğin tıbbi sonlandırılma gereksinimini azaltma
  • Çoğul gebelik oranını azaltma
  • Tekrarlamış olan başarırız IVF denemelerinin getirmiş olduğu psikolojik ve ekonomik yükleri azaltma
gibi pek çok avantaj bu tedavi ile yakalanabilir. Ancak unutulmaması gereken PGD’ye rağmen başarısız tüp bebek tedavisi veya düşük ihtimalinin olabileceğidir.


PGD Yöntemi ile Hamile Kalanlar

Pgd yöntemi ile hamile kalanlar arasında yer alan bir anne adayında hamileliğin her hangi bir aşamasında sorun görülme durumu ihtimal dahilinde olabilir. Ancak embriyo üzerinde yapılan deneyler sonucunda sağlıklı olanın rahme yerleştirilmesi sonucu daha sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirilebilmektedir.

Anne ve baba adayları PGD yöntemini tercih edebilmesi için gerekli olan koşulları taşıyıp taşımadıkları ile ilgili bilgiyi Op. Dr. İlhami Atılgan’ın Ankara Çankaya’daki kliniğini arayarak ve randevu alarak öğrenebilirler.


 Tüp Bebek PGD Yaptıranlar Memnun Mu?

Preimplantasyon Genetik Tanı (PGD) uygulamasında laboratuar ortamındaki embriyoların her birinden örnek hücreler alınmaktadır. Embriyo biyopsisinde, embriyoların zarara uğrama olasılığı son derece düşüktür. Çeşitli anomalilerin tespiti sonrası gebeliğin tıbbi olarak sonlandırılma oranını azaltan PGD, bu anlamda anne ve baba adaylarının yüzünü güldüren sonuçları arttırmaktadır.