Infertilite (Kısırlık Nedir)

Infertilite (Kısırlık Nedir)

En az 1 yıl herhangi bir korunma yöntemi uygulanmaksızın, haftada 2-3 kere girilen cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edilmemesi infertilite yani kısırlık olarak adlandırılmaktadır.

Her adet başına gebe kalma oranı genel popülasyon için % 15-20 civarındadır. Gebelik arzusunda olan her yüz çiftten %85’i birinci yıl sonunda bu arzusuna ulaşmaktadır. Eğer gebe kalınmamışsa bu durumun % 40’ında erkekte problem varken,%50’ınde ise kadına ait problemler vardır. Bazı çiftlerde ise hem kadın, hem de erkekte bir sebep bulunamamasına rağmen infertilite söz konusudur. Bu çiftler açıklanamayan infertilite olarak adlandırılırlar.

  • 35 yaşın altında ve 12 aydan daha uzun süre korunmasız ilişkiye rağmen,
  • 37 yaşın üzerinde ve 6 ay korunmasız ilişkiye rağmen,
  • 40 yaşın üzerinde ve 3 ay korunmasız ilişkiye rağmen,
  • Gebelik oluşmamışsa yardımcı üreme tekniklerine başvurulmalıdır.

Gebelik oluşabilmesi için;

  1. Erkekte yeterli sperm üretilebilmesi ve bu spermlerin normal cinsel ilişki ile vajina içine bırakılabilmesi,
  2. Kadında yumurtlama ile atılan yumurtanın tüpe ulaşması,
  3. Tüplere ulaşan spermin yumurtayı dölleyebilmesi,
  4. Döllenen yumurtanın rahim iç yüzeyine tutunabilmesi ve burada canlılığını sürdürebilmesi gerekir.

Çiftlerin çocuk sahibi olabilmeleri için

  • Kadının yaşı,
  • Kadının sağlıklı yumurtalıklarının olması ve düzenli yumurtlaması
  • Erkeğin sağlıklı sperm üretebilmesi
  • Normal cinsel yaşam ve normal cinsel ilişki sıklığı,
  • Rahim kanallarının en az birinin açık olması,
  • Rahimde gebeliğin oluşumunu engelleyecek bir anormalliğin olmaması, önemli faktörlerdir.

Eğer bir yılı aşkın bir süredir yumurtlamaya denk gelen dönemlerde 2-3 günde bir düzenli şekilde cinsel ilişkide bulunuluyorsa ve herhangi bir korunma yöntemi uygulanmadığı halde gebe kalınamıyorsa infertil sınıfına girilmiş demektir. Bu durum asla normal şekidle gebe kalınamaz demek değildir. Lakin istatistiksel açıdan bakıldığında ihtimal düşüktür. Tıbbi desteğe ihtiyaç duyulur. Birçok çift infertiliteyi utanılacak bir sıkıntı olarak görür ve bu yüzden kendilerini kötü hissederler.

Bazı olgular da doktora danışmak için 1 yıl beklemenin bir önemi yoktur.

Adet düzeninde sıkıntı varsa,

Sık ya da nadir adet görülüyorsa,

Kadında pelvik enfeksiyon öyküsü varsa,

2 ve daha fazla sayıda düşük yaşanmışsa,

Kadının yaşı ilerlemişse

Erkeğin testislerinde boyut konusunda sıkıntı varsa,

Erkekte prostat enfeksiyonu öyküsü varsa hiç beklenmeden doktora başvurulması gerekmektedir.

Bunların dışındaki durumlarda doktora danışmadan önce alınacak bazı önlemler ile üreme potansiyelini arttırmak mümkündür. Bunların en başında Vücut kitle endeksini korumak, bunun için düzenli egzersizler yapmaktır. Kişinin kendisi için uygun olan diyet ve egzersizleri yapması üreme potansiyelini arttırmak için önemlidir. Kadın ve erkeğin aşırı zayıf ya da kilolu olması üremenin kalitesini düşüren etkenlerdendir. Aşırı zayıf ya da kilolu kadınlarda hormon bozukluğu oluşacağı için gebe kalma sorunun oluşması gayet normaldir.

Sigara ve alkolün de yumurta ve sperm kalitesini bozduğu kanıtlanmıştır. Buradan yola çıkarak bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin alkol ve sigarayı bırakmaları, yumurta sperm kalitesinin tekrar normale dönmesine olanak sağlayacaktır.

Ülser ve tansiyon ilaçları da üremeyi etkiler. Bu tip rahatsızlıkları olan çiftlerin doktorlarına danışmaları gerekmektedir.